Haydi Türkiye, namaz merasimine!

Ülkemizde çocuklarımızı ilgilendiren birçok konuda merasimler ve törenler düzenleniyor. Bu bazen bir doğum günü olabildiği gibi, bazen sünnet merasimi bazen de diploma törenleri oluyor. Hiç şüphesiz bunlar önemli günler ve ehemmiyetine binaen merasim veya tören düzenlenmesi gerekiyor. Ancak namaz gibi çok önemli bir konu ise “hadi artık namaza başlama yaşın geldi” denilerek geçiştiriliyor. Oysa hem dünya hem ahiret hayatını ilgilendiren böylesine önemli bir konuda da bir merasim veya tören yapılması gerekmez mi?
 

Çocukların namaza alıştırılması, namazın sevdirilmesi ve düzenli kılmalarının sağlanması, her anne-babanın en büyük arzularından birisidir. Özellikle de annelerin, “Çocuklarımıza namazı nasıl sevdirelim? Baskı yapmak istemiyoruz, namaz kılmadıkları zaman da bizim içimize sinmiyor” şeklindeki şikâyetlerine çok sık şahit oluyorum.

Bir baba olarak benim de çok önemsediğim, özel usuller uygulayıp projeler geliştirdiğim bir konu, çocukların namaza teşvik edilmesi. Çocuklar temiz fıtratları gereği, küçük yaşlarda ebeveynini taklit ederek namaz kılmaya başlıyor. Yıllar geçtikçe daha çok sevip sarılması gerekirken, büyüdükçe savsakladığı, hatta namazı terk ettiği görülüyor. Demek ki, bu konuyu yeni baştan düşünmek, yanlışlarımızı düzeltmek, eksiklerimiz gidermek gerekiyor ki, namaza aşk ve şevkle koşan çocuklarımız ve gençlerimiz olsun. Çünkü, “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan Cehennem ateşinden koruyunuz” (Tahrim: 6) ayeti, anne-babaların sorumluluğunu iki katına çıkarıyor.

Peygamber Efendimizin (a.s.m.), “Çocuklarınız yedi yaşına geldiğinde namazı emredin, on yaşına geldiğinde sorumluluk yükleyin ve daha ciddi tutun” buyurması, üç ana mesaj taşıyor:

Birincisi, çocuk namaz ve abdestle ilgili bilgi ve uygulama konusunda yedi yaşına kadar hazırlanacak ki, bu yaşta namaza başlayabilsin.

İkincisi, yedi yaşından on yaşına kadar geçen üç yıl namaz eğitiminin derinleşmesi ve kökleşmesine ayrılacak.

Üçüncüsü, artık on yaşına geldiğinde büyük bir insana benzer bir tarzda sorumluluk ve ciddiyet hisseder seviyeye gelmesi için ailesi elinden geleni yapacak.

Aksi takdirde küçük yaşlardan itibaren namaza başlamayan çocuğun gençliği günahlarla lekelenecek, ileriki yaşlar da bu olumsuzluktan nasibini alacak. Zira, “Muhakkak ki, namaz hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar” (Ankebut:45) ayetinin karşı anlamı, “Namazsızlık, hayasızlık ve kötülüğe teşvik eder” demektir. Zaten gençliğimizin içinde bulunduğu iffet ve ahlak buhranı bunu göstermiyor mu?

Namaz merasimi

Ülkemizde çocuklarımızı ilgilendiren birçok konuda merasimler ve törenler düzenleniyor. Bu bazen bir doğum günü olabildiği gibi, bazen sünnet merasimi bazen de diploma törenleri oluyor. Hiç şüphesiz bunlar önemli günler ve ehemmiyetine binaen merasim veya tören düzenlenmesi gerekiyor. Ancak namaz gibi çok önemli bir konu ise “hadi artık namaza başlama yaşın geldi” denilerek geçiştiriliyor. Oysa hem dünya hem ahiret hayatını ilgilendiren böylesine önemli bir konuda da bir merasim veya tören yapılması gerekmez mi?

Evet, ağaç yaşken daha kolay eğilirdi. Bunun için her anne-baba gibi ben de çocuklarımı namaza teşvik için birçok formül uygulamıştım. Üçüncü çocuğum Fethullah Said yedi yaşına gelince farklı bir proje uygulamak istedim. Bulunduğumuz semtin camiinde “namaza başlama merasimi” tertipleyip, dualar, ilahiler, ikramlarla adeta bir bayram havası yaşayalım diye düşündüm.

Gerçi oğlum namaz kılıyordu. Üç yaşında camiyle ve cuma namazıyla tanışmış, dört yaşında teravih ve tesbih namazı kılmış, beş yaşında gittiğimiz bir Ramazan umresinde gücü yettiğince hatimle teravihlere iştirak etmişti. Geçtiğimiz Ramazan ise, teravihin çoğunu cemaatle kılmış, tabii ki cami çıkışında çikolata, meyve suyu veya dondurma gibi sürpriz bir hediyeyle teşvik edilmişti. Hatta ilkokuldaki sıra arkadaşını namaza başlatmış, abdest almayıp sadece elini yıkayan bir genci, “Sen namaz kılmıyor musun? Cehennemde yanmak mı istiyorsun?” diye uyarmıştı. Ancak namaz merasimi yaparak namaz aşkını daha da kökleştirmek istiyordum.

Bu fikrimi önce namazı ülke gündemine getirmek için yıllardır birlikte olduğumuz Namaz Gönüllüleri Platformu’ndaki arkadaşlara, daha sonra da aktif imamlardan oluşan Mihrab Platformu’ndaki kardeşlerimize açtım. Hepsi de, fikrimi sevinç ve hayranlıkla desteklediler. Ancak bu merasimi bir çocuk için değil de, herkese ilan ederek binlerce çocuk için yapmayı, daha sonra da Türkiye’nin her yerinde gerçekleştirmeyi teklif ettiler.

İlham kaynağımız, Osmanlı’da okula yeni başlayan çocuklar için yapılan “âmin alayları” ve Kur’an okumaya başlayan çocuklar için gerçekleştirilen “Mushaf’a çıkma” merasimleriydi. Bu merasimlerde çocuklara yeni elbiseler alınır, dualar ve ilahiler okunur, çocuğa ve arkadaşlarına harçlıklar ve hediyeler dağıtılır, başta Eyüp Sultan olmak üzere geziler düzenlenirdi.

Zaten Mushaf’a çıkma merasimi ülkemizde Kur’an okumaya başlayan hemen her çocuk için yapılıyordu. Araştırınca gördük ki, tesettüre girme ve namaza başlama merasimi de yapılıyormuş. Nitekim Seyyid Ali Güşen, oğlu Ali yedi yaşına girince geçtiğimiz mart ayında namaz merasimi yapmış, hatta törene katılan yazar Dr. Necmeddin Çalışkan bunu yazıya dökmüştü.

Bugün ülkemizde yedi yaşını doldurmuş yaklaşık bir milyon çocuk bulunuyor. Belki bir yaş öncesini, birkaç yaş da sonrasını hesaba katarak 6-10 yaş arasını ölçü alırsak, beş milyon çocuk namaz merasimiyle namaza teşvik edilebilir.

Unutmayalım ki, ülkemizin evlerinde, yurtlarında, vakıflarında, derneklerinde ve camilerinde yapılacak böylesi merasimler, sadece çocuklarımızı teşvik etmekle kalmayacak, milyonlarca büyük de, nefis muhasebesi yapacak, geçmişe tövbe edecek ve yeni baştan namaza başlayacak.

O halde ne duruyoruz?

Haydi Türkiye, namaz merasimine!

Cemil TOKPINAR-Moral dünyası

Gösterim Sayısı: 8556
Haliliye Vakfı

Biz öyle bir hakikata hayatımızı vakfetmişiz ki, güneşten daha parlak ve Cennet gibi güzel ve saadet-i ebediye gibi şirindir.

Web site: www.haliliyevakfi.org.tr E-Posta Bu e-posta adresi spam robotlarından korunuyor. Görebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Yorum Ekle

Tüm alanların doldurulması zorunludur. Yorumunuz, yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.