Vakf-ı Hayat Edenler

Nurlardan aldığımız dersimize göre;

Hizmet-i Kur’aniye-i Nuriye’de en mühim amillerden biri hayatını hizmete vakfedenlerin varlığıdır.

İmanımı kurtaracağım ve insanların hususan Müslümanların imanlarını kurtulmasına hizmet edeceğim diye meşru bile olsa dünyevi istek ve arzulardan ve zevklerden vazgeçenler..

Bu asırda imanı kurtarma davasında, taklidi imanı tahkikiye çıkaran ve imanın hakkalyakin mertebelerini kazandıran Risale-i Nur’u okuyacağım ve anlayacağım ve sair insanlara da anlatacağım, onların da imanlarına hizmet edeceğim diye hayatını buna hasredenler..

Rızayı-ı İlahi için nefsini ve hayatı dünyeviyesini Allah’a satanlar..

Vakf-ı hayat eden, hayatını bu uğurda sabit kılan ve hayatında başkaca bir gaye ve maksat taşımayan kardeşler, ağabeyler..

Dünyayı ve içindekileri elinin tersiyle itenler..

Canı cananı, varını, yoğunu feda edenler..

Akaribini, memleketini bırakıp diyar-ı gurbeti hizmet için tercih edenler..

Cenneti ve Saadet-i Ebediye’yi bile gaye-i hayal edinmeyenler..

Fahr-i Alem’in (ASM) hücre-i saadeti yanında dünyadan tecerrüt ile kendisini İslam’a Kur’an’a adayan Ashab-ı Suffa misali insanlar..

Tahsil hayatlarını başarıyla vaktinde bitirmiş.. Güzel bir iş ve bir gelir elde edebilir ve evlenip çoluk çocuğa kavuşabilmesine hiçbir mani yok.. Güzel ve şaşaalı bir dünyevi hayat yaşayabilecekken, bütün bunlardan vazgeçenler..

Bir kısım insanın cinnet diye belki tabir edebileceği bir şekilde bütün bu saydıklarımıza tebessüm edip yüzünü ve sırtını çevirip Hakk’a, davasına yürüyenler..

İşi ve aşı ve geleceğini düşünmeyenler..

Dünyasına, dünya ve içindekiler girmeyenler..

Âleminde zir ve zer, para kazanma ve yığma derdi ve telaşesi olmayanlar..

Evim olsun, arabam olsun, şuyum- buyum olsun planı, programı olmayanlar..

Benlik ve enaniyet mikrobunu taşımayan mahviyet adamları.. Şöhret hastalığını taşımayan ve şöhret budalalığına heveslenmeyenler..

Ahir zaman, dehşetli bir zaman.. Bütün insanlık cazibedar fitneler, imansızlık ateşi içinde yanıp kavruluyor. İnsanlar sel gibi cehenneme akıyor, iman davasını kaybediyor. Allah’ı ve ahireti düşünenler ve insanları ona teşvik edenler çok az.

İmanım tutuşmuş yanıyor, kardeşlerim, anam babam, akrabam, Müslümanlar yanıyor. İnsanlar yanıyor. Zira farkında olmadan bu fitnenin cazibesine kapılmışlar.

“Bu zaman öyle fedakârlar istiyor ki; değil dünyasını, belki ahiretini dahi feda edecek kahramanlar gerek”

İmanımı kurtaracağım, yanan evladımı, kardeşimi, ebeveynimi, akrabamı, ehl-i imanı ve insanları imansızlık yangınından kurtaracağım diyenler..

Kurtarmaya mani dünya ve içindekilerin üstlerinden atlayanlar.. Yananlara bakıp bunun acısını ta yüreğinin içinde duyup, yaşamayı kerih görüp hayatını istikrah edenler..

Her türlü dünyevi mâniayı defedip imansızlık yangınını söndürmeye koşanlar..

İşte böyle –adeta takat-i beşer üstünde bir feragat-ı nefis ve fedakârlıkla- hizmet-i Nuriyeye hayatını hasredenlerin bulundukları yerlerde, Kur’an hizmeti inkişaf etmiş ve o beldede hizmet kökleşerek yerleşmiştir.

Bazı hususi ve mevzi arıza ve kusurlar ve belki ehemmiyetsiz bir kısım bahaneler yüzünden vakf-ı hayat edenleri kâle almayan ve bu tarz-ı hizmeti ihmal edenlerin şimdi başlarına ve dizlerine vurduklarını zaman göstermiştir.

İhmali olanların bu tarz-ı hizmette ve vakfı hayat edeceklerin çıkmasında azami himmeti ihmal etmemelerini temenni ediyoruz.

Bu gün Nur hizmetinin gerek Anadolu’da ve gerekse harici memleketlerde toprağa düşen ve neşvünema bulup ağaç olan çekirdek misali hizmete, vakfı hayat edenlerin çekirdek misal hizmetlerini kim inkâr edebilir.

İstikbal Nur talebelerini alkışlarken, en büyük alkışı alacakların arasında bu hizmete vakf-ı hayat edenlerin alacağına şüphe yoktur.

Nur’un, bu isimsiz, ünvansız, makamsız, mevkisiz ve rütbesiz binleri bulan kahramanlarını muhabbetle selamlıyoruz. Cenabı-ı Hak bu kahramanların sayılarını artırsın, iki cihanda aziz ve bahtiyar etsin.

Geçtiğimiz günlerde Çamlık dershanesi ve Manisa cemaati bu isimsiz kahramanların, kendisini büyük bir davaya adamış, ‘’dünyasına, dünya ve içindekileri koymayan’’ hizmet erlerinin içtimaına şahit olmuştur. Katılanların istifade ettiği, büyük manevi kazançlar elde ettikleri bu faaliyetin gelenek halinde devamını arzu ediyoruz.

Cezmi HUYUT-Manisanur

Gösterim Sayısı: 1675
Haliliye Vakfı

Biz öyle bir hakikata hayatımızı vakfetmişiz ki, güneşten daha parlak ve Cennet gibi güzel ve saadet-i ebediye gibi şirindir.

Web site: www.haliliyevakfi.org.tr E-Posta Bu e-posta adresi spam robotlarından korunuyor. Görebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Yorum Ekle

Tüm alanların doldurulması zorunludur. Yorumunuz, yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.